Ne Haddimize!

Ne Haddimize!

Fatma Nur Kaptanoğlu

15 Şubat 2015, 20:38 Eklendi | Makale 6907 kez okundu |


Özgecan Aslan.
20 yaşında üniversite öğrencisi ve kadın.
Arkadaşıyla yemek yedikten sonra evine dönmek için -her insanın yaptığı gibi- dolmuşa bindi ve kadın.
Arkadaşı ondan önceki duraklardan birinde indi. Özgecan, biraz tedirgin bir şekilde dolmuşta son yolcu olarak kaldı ve kadın.
Şoförü güzergahını değiştirerek ve hızını arttırarak dolmuşu sürmeye başladı.
Özgecan gergin, korkmuş, yapabilse dolmuş kapısından dışarı atlayacak ve kadın.
Panik! Panik ele geçirdi Özgecan'ın tüm bedenini. Çantasından çıkardığı biber gazını titreyen parmaklarıyla sıkıca kavradı. Belki bağırdı, hatta bağırmadıklarını iddia ettikleri kadınlar kadar bağırdı ve kadın.
Kimse duymadı, bağırmaktan çatallaşan sesini duyuramadı hiç kimseye.
Özgecan Aslan.
20 yaşında gencecik bir üniversite öğrencisi, psikoloji, birinci sınıf.
Ve ne haddineyse kadın!
    Kadın doğmanın neredeyse cezalandırılacağı bir dünya bu dünya. Öyle ki hemcinsim sorarım sana;
Ne zaman giydiğin elbisenden dolayı ağır hakaretlere maruz kalmadın?
Ne zaman attığın kahkahalar takılmadı kınayıcı bakışlara?
Ne zaman çantandan düşen doğum kontrol haplarından utanmadın?
Ne zaman yaptığın makyaj, sürdüğün kırmızı ruj laf olmadı milletin ağzında?
 
İyi hatırla hemcinsim!
7 yaşında markete gönderildiğinde sözle tacize uğrayan da sendin,
15 yaşında apartman boşluğunda sıkıştırılan da,
25 yaşında patronunun birlikte olmak için para teklif ettiği de,
37 yaşında boşanmak istediğin için çocuğunun gözünün önünde 25 yerinden bıçaklanan da,
68 yaşında evine zorla giren 5 adam tarafından tecavüz edilen de,
 
20 yaşında evine dönmek için bindiğin dolmuşta tecavüze uğrayıp, bıçak ve sopa darbeleriyle
öldürülüp, bileklerinden kesilmiş ellerinle yakılan da sendin!
 
İyi hatırla hemcinsim!
 
Zira benim gözüme uyku girmiyor.


Yorum Gönder