Kapakların efendisi

Aslan Şükür, Zagor’dan Mister No’ya, Mandrake’den Kızılmaske’ye, Gordon’dan Judas’a çok sayıda çizgiromanın kapağına imza atmış bir isim... Emektar çizerle meslek serüvenini ve çizgiromanın Türkiye’de geldiği noktayı konuştuk.

- Bu haber 172 kez okundu.

Kapakların efendisi
loading...

Her şey geçen haftaki konu toplantısına Gökçe’nin (Aytulu) getirdiği kitapla başladı. Son derece kaliteli kâğıda basılmış bu, albüm hüviyetindeki kıymetli eserin kapağındaki ‘Ahyaaak!’ ismini görünce, meseleye dahil olmam gerektiğini düşündüm. Evet, yanılmamıştım: Bu, çocukluğumdan ergenliğime kadar en yakın dostlarım olan bir grup karakterin öykülerini anlatan çizgiromanların kapaklarına imza atan ve kendine özgü imzasıyla bir uşağın zihnine yerleşen Aslan Şükür’ün bir tür mesleki resmigeçidiydi.

Söz konusu eser birkaç ay önce limitli olarak basılmış bir albümdü ve bize Şükür’ü hatırlama, peşi sıra söyleşi yapma fırsatı sunuyordu. 71 yaşının baharında üretimi hâlâ sürdüren Aslan Şükür’ün evine giderek üstatla çizgiromanın serüveni üzerine söyleştik.

Önce bu dünyaya nasıl adım attınız, onun hikâyesini öğrensek?
Bakırköy’de turistik eşyaların üzerine resimler çiziyordum. Tesadüf eseri yaptığım işleri bizim mesleğin duayenlerinden Yücel (Köksal) abi görmüş. Beni Tay Yayınları’nın sahibi Sezen Yalçıner’e tavsiye etmiş. Gittik, görüştük, Yücel abi işi bıraktı, ben devraldım ve yaklaşık 26 yıl bu yayınevinin çatısı altında -kapanana kadar- çalıştım.   

     

Çalışma biçiminiz nasıldı, her gün yayınevine gidip gelir miydiniz?
İki yıl gidip geldim ama yol bir dert, yemek ayrı bir dert. Sezen Bey iki-üç aylığına İtalya’ya gitmişti, o dönemde kendi başıma işi devam ettirdim, gelince yaptıklarımı çok beğendi. Ben de belki de özgüven hissiyle durumu kendisine açtım ve “Evden çalışmam daha sağlıklı olacak” dedim, peşi sıra bütün meslek hayatımı 42-43 yıl evden sürdürdüm.

Kapakları nasıl çiziyordunuz, hatırladığım kadarıyla güncel değildiler, içerideki maceraya bağlı çizimler olmuyordu pek.
Valla beni bu konuda pek zorlayan olmadı. Adeta prens gibi girdim yayınevine ve istediğim şekilde çizdim. Sezen Bey yaptığım işleri beğendikçe ve özellikle çevreden olumlu tepkiler geldikçe özgürlüğümü daha çok kazandım.


James Bond

Bazen asıl kahramanın yanında yan karakterlere de yer verirdiniz.
Tabii ama bu daha çok Mandrake’nin yardımcısı Abdullah için geçerlidir. Abdullah’ı bazen tek başına çizerdim, çünkü tanınan bir karakterdi, böylece kapaklara farklılık ve zenginlik de katabiliyordum.    

Sizin gibi çizgiroman kapağı çizen diğer meslektaşlarınızın isimlerini zikretsek, en azından tarihe kayıt düşmek açısından.
Samim Utkun, Yücel Köksal, Yalçın Dağlı, Şahin Karakoç, Ömer Muz aklıma gelenler...


Kızılmaske ve Karaoğlan

Sizce neden Türkiye’de çizgiromanla okur arasındaki bağ tuhaf bir şekilde koptu?
Evet, düşünün albümlerimiz haftada 45 bin satardı. Oradan “Bin tane satsa büyük başarı”ya gelindi. O zamanlar TV yoktu, tek eğlence sinema ve çizgiromandı. Önce televizyon girdi hayatımıza, sonra TRT tek kanaldan çok kanala geçti, diğer kanallar çıktı, videoydu, DVD’ydi derken ilgi başka yönlere kaydı.

Benzer süreci Batı da yaşadı ama çizgiroman sevgisi orada körelmedi.
Çünkü bu okuma kültürüyle ilgi bir şey. Bizde okumak zaten zor bir uğraş bir de çizgiromana özgü engeller vardı. Düşünsenize anneler babalar “Çocuğum, bunları okuma, ders çalış” diye sürekli uyarılarda bulunuyor; bu çocukların çizgiromana olan ilgisini köreltti. Oysa çizgiroman okuma alışkanlığını artıran en önemli araçlardan biridir.


Zagor ve Mister No: İşte Aslan Şükür’ün fırçasından ‘Darkwood ormanının hâkimi’ Zagor Tenay ya da namı diğer ‘Baltalı İlah’... Orijinal ‘Mister No’nun kapaklarını çizen Gallieno Ferri, Aslan Şükür’ün çizimlerini çok beğendiğini bizatihi Tay Yayınları’nın sahibi Sezer Yalçıner’e belirtmiş.

Niye çizgiromanda çizmeyi denemediniz?
Tabii ki çizenlere büyük saygı duyuyorum ama ben bu konuda pek tutkulu olmadım. Çok zor bir iş, ayrıca sıkılırdım da sanırım. Siyah beyaz çalışmalarım oldu ama hiç çizgiroman çizmeyi düşünmedim.

YAPTIĞIM İŞİ BÜTÜN ÜLKE GÖRÜRDÜ


Ustaya saygı: İsmini Zagor Tenay’ın ünlü narasından alan bu albüm, Aslan Şükür’e saygı kabilinden Tuğban İzzet Aksoy ve Ömer Atakan’ın ortak çabalarıyla hazırlandı.

Çizdiğiniz kapaklarla ilgili özel bir heyecanınız var mıydı? Mesela yaptığınız işi görmek için bayiye gidip basılan kitaplara göz atar mıydınız?
Zaman zaman böylesi duygulara kapıldığım olurdu. Özellikle üzerinde çok emek sarf ettiğim ve farklı olduğuna inandığım kapaklar için bayinin yolunu tutardım. Mesela ben tablo yapmayı da istemem, çünkü yaptığım şey satın alacak kişinin evinde, iş yerinde kalacak ve muhtemelen çok az kişi tarafından görülecektir. Ama yaptığım bir kapağı bütün bir ülke görürdü ve bu benim çok hoşuma giderdi.

yükleniyor...
Anahtar Kelimeler:
Aslan şükürçizgiroman
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.