36 saatte 'öteki' Paris

Seine Nehri’nin kuzey kıyısı (Rive Droite) son yıllarda dünyadaki değişimlere ve yeni modalara açılırken, güney kıyısı (Rive Gauche) Paris’in gerçek ruhunu koruyor. Kafe terasları, dış cephesi mermer kaplı binalar, zarif giyimli Parisliler zaman ötesi bir tablo oluşturuyor. Tüm bunlar Seine’in güney semtlerinin değişime dirençli olduğu anlamına gelmiyor. Hiç değilse şimdilik klasik zarafet, global şablonlara karşı üstünlüğünü koruyor.

- Bu haber 249 kez okundu.

36 saatte 'öteki' Paris
loading...

 

15.30
İŞTAH KIŞKIRTICISI


Poilâne

Nehrin güney kıyısı kültürel, sanatsal zenginlikleri ve modacılarıyla öne çıksa da Fransız kültürüne balıklama dalmanın en güzel yolu yemekler. Web sitesi Paris by Mouth, lezzet avcılarına yönelik üç saatlik turlar düzenliyor. St. Germain’in lezzetleri de tura dahil (275 TL). Altı duraktan biri Poilâne. 83 yıldır fırınının zemin katında, odun ateşinde ekşi mayalı, çıtır ekmekler pişiyor. Zenginler taze süt, sosis ve sebzelerini Le Marché Couvert’den (kapalı pazar) alıyor. Fransa’da pastanın Picasso’su Pierre Hermé, ısırmaya kıyamayacağınız güzellikte pastalar, makaronlar üretiyor.

18.00
ZİRVEYE


Champ de Mars

Paris’e gidip bu kuleye kayıtsız kalamazsınız. 324 metrelik dev Eyfel Kulesi Champ de Mars düzlüğünde yükseliyor. Burada, günbatımı ve ardından alacakaranlıktaki şehir ışıklarını seyretmeye doyamayacaksınız. Eğer yeterince beklerseniz saat başı, kuledeki 20 bin ampulle yapılan beş dakikalık ışık şovunu da izleyebilirsiniz.

22.00
YEMEKLİ OYUN 


Chez L’Ami Jean

Yedinci Bölge’den Bask restoranına uzanan yol huzur dolu. 80 yıllık Chez L’Ami Jean, kentin ilk Bask restoranı. Loş ve kalabalık yemek salonunda turistler ile Parisliler neredeyse omuz omuza oturup, lezzet şölenine katılıyor. Standart mönü 220 TL. Yemek sırasında mutfak camından aşçı Stéphane Jégo’yu izlemeyi unutmayın. Pırasa soslu uskumru enfes. Tatlı için mutlaka yer ayırın midenizde. Efsanevi sütlaç neredeyse dört kişilik kâsede servis ediliyor.

 

11.00
AVANGARD SANAT

 

Eğer Musée d’Orsay size çok büyük, St. Germain’deki sanat galerileri ise çok küçük geliyorsa özel sergiler düzenleyen vakıflara uğrayın. Cartier ve Henri Cartier-Bresson vakıfları birbirine yürüyüş mesafesinde. Her ikisi de ünlü Montparnasse Mezarlığı’na yakın. Sergilerindeki yenilikçilik ile klasiğin dozu iyi ayarlanmış. Cartier’de yılda birkaç kez sergiler değiştiriliyor. Işıklı, çağdaş Jean Nouvel binasındaki vakıf Japon pop sanatçısı Takeshi Kitano ve Avustralyalı heykeltıraş Ron Mueck gibi sanatçıların eserlerini bir araya getiriyor. The Cartier-Bresson ise daha küçük, mütevazı. 

13.30
BU ÖĞÜNÜ BEKLEMEYE DEĞER

Parisliler sadece fırından sıcak ekmek almak için sıra bekler. Le Comptoir du Relais, bir istisna. St. Germaine’in kıyısındaki yokuşlardan birindeki restoranın önünde, hafta sonunda uzun bir kuyruk göreceksiniz. Şef Yves Camdeborde, nehrin kuzey yakasında hızla yayılan yeni bir akımın öncüsü: Bistronomi! Bistro atmosferinde gastronomi meraklılarına hitap eden mönü, sade fakat leziz yemeklerden oluşuyor. Öne çıkanlar tütsülenmiş somonlu, çıtır croque monsieur (28 TL) ve en az 10 çeşit sebzeyle yapılan, çıtırlaştırılmış soğanla sunulan mevsim salatası (35 TL).

15.00
OH LA LA... 

Hazır mağazalarıyla ünlü bir semte gelmişken kredi kartınızı Fransız hazineleri için kullanmanın tam zamanı (Kasiyerlerden mutlaka vergi iadesi formu isteyin). Alexandra Sojfer, hayal edebileceğiniz en dekoratif şemsiye ve bastonları üretiyor. Ahşap oyma bastonların sapları hayvan başı şeklinde, şemsiyeler tafta kumaşlı. Her ikisi de Swarovski kristalleriyle süslü.    

18.00
ÇATIDAKİ MANZARA


Café de Flore

Parisliler akşam yemeğine geç oturur. Akşamı keyifle karşılama ritüelini bu nedenle mazur görmenizde yarar var: Kafelerin kaldırım ve balkonlardaki masalarına sıralanıp bir şeyler atıştırırken gelen geçeni seyrederler. Bir zamanlar Simone de Beauvoir ve Picasso gibi aydınların yaptığı gibi Café de Flore’un yumuşak koltuklarından birine kurulun, kahvenizi yudumlayın. Bir kadeh buruk lezzetli Campari (27 TL) ya da beyaz şarap ile Cassis karışımından hazırlanan ‘kir’ için (26 TL).

20.00
‘NOUVEAU' MUTFAK


Côte de boeuf

Ne nostaljik ne de moda meraklısı. İki unsuru dengeleyen Semilla, yeni Paris mutfağını mükemmel bir yaklaşımla sunuyor. Üç yıl önce Juan Sanchez ve Drew Harré’nin açtığı zarif restoranın masaları mermer, tavanı ahşap kaplı. Müşterilerin çoğu çevredeki sanat galerileri ve lüks evlerden geliyor. Mönü ‘çiğ’, ‘kızartma’, ‘fırın’ gibi kategorilere ayrılmış. En popüler ürünler susam yağında esmerleştirilmiş shiitake mantarı (16 TL) ve côte de boeuf (200 TL). Etin fiyatı size korkutmasın, porsiyon iki kişilik. 

 

10.00
DİNÇLEŞİN


Marché Biologique Raspail

Her pazar, saat 09.00’dan 13.30’a Boulevard Raspail’in özellikle Rue Cherche-Midi ile Rue de Rennes arasındaki bölümü iştah açıcı soğan kızartması kokusuyla dolar. Patates, soğan ve peynirden yapılan, pazar tezgâhlarında pişirilip sıcak sıcak satılan leziz soğan çörekleri (7 TL), Marché Biologique Raspail’in vazgeçilmezidir. Semtin organik pazarı tam 26 yıldır, hafta sonunda kuruluyor. Pazarı gezerken kuru meyveli ekmekler, comte ve chevre peynirleri, sepetler dolusu taze kekik, biberiye, rezeneler, bal ve reçellerle dolu tablo gibi tezgâhlar göreceksiniz.

12.30
PAZAR VOLTASI


Les Berges

Pazar alışverişiyle piknik yapmak isterseniz yakındaki Luxembourg Bahçeleri’nin yanı sıra Les Berges’e gidebilirsiniz.  Yürüyüş, koşu, paten yapan, bisiklete binen ailelerin arasına katılın. Yürüyüşe Pont de l’Alma girişinden başlayın, batıya doğru ilerleyip açıkhava sanat galerisini, tırmanma duvarını, çocukların seksek alanını geçin. Parkın Musee d’Orsay’a açılan doğu ucuna vardığınızda tahta banklardan birine oturun ve nehirdeki tekneleri izleyin.

14.00
TATLI SON

Midenizde olmasa da çantanızda Fransız  çikolatası için her zaman yer vardır. Çikolata dünyasının gayri resmi merkezi St. Germain’e uğramak, bir düzine ünlü çikolatacıyı görmek, parke taş kaplı sokakları adımlamak, Pierre Cluizel’in rüyalarını gerçekleştirdiği Un Dimanche à Paris’e uğramak zihninizde ve damağınızda unutulmaz anılar bırakacak. Pasta şefi Nicolas Bacheyre’in Limoges porseleninde, sıcak değil ılık sunulan chocolat chaud’u sizi damağınızda unutulmaz bir tatla evinize uğurlayacak.

PARİS'İN EN YENİLERİ

Ertuğrul Özkök Paris'i yazdı: Sevgilim, benim için Paris’i baştan sona yürür müsün?

 

yükleniyor...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.