Sağlıklı bir yaşam için alınan riskler

Sağlıklı bir yaşam için alınan riskler

Risk almak zorlu ve kötü görünsede güzel ve sağlıklı bir yaşam için kimi zaman bunu göze almalıyız...

66 Kez Okundu
08 Ağustos 2017 Salı 00:12
loading...

Hayat kısadır ve göz açıp kapayıncaya dek zaman geçer. Bazen kendimizi zor görünen ilişkilerin veya bizi huzursuz eden diyalogların içinde buluruz. Bu durumlarla yüzleşmek yerine kaçmak hayatın sunabileceği büyüme ve gelişme fırsatlarını da reddetmek anlamına geliyor olabilir. Zor görünse bile risk almanın faydaları hem zihnimiz hem de bedenimiz için oldukça fazladır ve yeni tecrübeler ve fırsatlar anlamına gelir.

Yapamayacağınızı Düşündüğünüz Bir Şeyi Yapmak
Bir arkadaşınızın maraton koştuğunu veya çok uzak ülkelere gittiğini gördüğünüzde “ben asla yapamazdım” dediniz mi? Yeterince cesur olmadığınızı zannetseniz de aslında bu gerçek değildir.

Sınır olarak gördüğümüz çoğu eşiği aslında kendimiz koyarız ve kendimizi bunlara inandırırız. Karşılığında bu sınırlar sizi başarabileceğiniz birçok şeyden geri tutar. Yapamayacağınızı düşündüğünüz alanlarda risk almanın faydaları, çok seveceğiniz yeni bir aktiviteyi keşfetmekten, özgüveninizi önemli derecede artırmaya kadar çeşitlenir.

Şimdi kendinize bir hedef belirleyin ve atmanız gereken adımları atmaya başlayın.

Reddedildikten Sonra Toparlanmak
Kimse reddedilmeyi sevmez. Kimi bunu daha kolay atlatsa bile kimsenin hoşnut olacağı bir şey değildir; dolayısıyla bu endişenizde yalnız olmadığınızı hatırlayın. Ret kelimesini duyduğunuzda bile aklınıza geçmiş kötü tecrübeler canlı bir şekilde beliriyor olabilir.

Ancak reddedilmek sizi, kendi değerinizle ilgili sorgulamaya itiyorsa hemen orada durun. Reddedilmek, bir şeyi kaybetmek aslında sizi büyümeye ve güçlenmeye iten tecrübelerdir. Üstelik reddedilmekten kaçınarak kendinizi ortaya koymaktan çekinirseniz, kazanacağınız bir sürü fırsatı da elinizin tersiyle itmiş olursunuz.

Bu yüzden fikrinizi, teklifinizi sunun; reddedilirseniz bunu sahiplenin. Daha iyisine doğru ilerlemek için bunun sizi motive etmesine izin verin.

Kendin Olmaya Cesaret Etmek
Toplum içindeki yaşantımızda başkalarının ne yaptığına, neyin popüler olduğuna göre davranmaya programlanıyoruz. Halbuki siz eşsiz bir insansınız ve bir benzeriniz daha yok.

Nasıl giyineceğiniz, nerelerde takılacağınız, fikrinizi nasıl beyan edeceğiniz konusunda televizyonun veya sosyal medyanın size direttiklerine uymak zorunda değilsiniz.

Size özel yönlerinizi sevdiğinizde ve vurguladığınızda, kendinizi de seversiniz. Bu da çok daha sağlıklı bir zihin anlamına gelir.

Sağlıksız İlişkileri Geride Bırakmak
İçinde olmamanız gerektiği bir ilişki mi yaşıyorsunuz? Hayal ettiğiniz terfinin asla gelmeyeceğini bile bile işinize sıkıca tutunuyor musunuz? Yeni bir şehre taşınmanın zamanı gelmiş olabilir mi? Hayatınızı etkileyecek yetişkin kararlarını vermek çoğu zaman korkutucudur.

Değişim kişisel kaoslara ve bazen ufak miktarlarda üzüntüye yol açar. Değişim iyiye doğru bile olsa bazen üzüntü hissederiz. Halbuki sizin için neyin doğru olduğunu biliyorsanız, bu riski almanın faydaları tüm hayatınızı değiştirebilir.

Sonrasında mutluluğa erişeceğinizi hissediyorsanız, değişimden ve getireceği üzüntülü dönemden korkmayın.

Zor Diyaloglardan Kaçmamak
İster duygusal, ister arkadaş, ister iş ilişkisi olsun, ilişkiler zordur. İnsanlarla anlaşmanın zor kısmı, sürekli bizi nasıl algıladıklarını ve bizden ne istediklerini düşünmemizden dolayı kaynaklanır. Gerçeği bilmeden hemen bazı varsayımlar yapar ve bunlara inanırız.

Bu da kalbimizi açmaktan ve paylaşmamız gerekenleri paylaşmaktan bizi alıkoyar. Risk alın ve söylemek istediğinizi söyleyin.

Gerçek hislerinizi paylaşmak, gerçekten kendiniz gibi yaşamanızı sağlar. Eğer karşınızdaki umduğunuz tepkiyi vermiyorsa, alternatifi olabilecek 7 milyar insanla aynı gezegeni paylaştığınızı unutmayın.

Tüm Duyguları Hissetmenize İzin Vermek
Yaşadığımız toplumda birbirine kibarca gülümsemek, el sıkmak ve sarılmak normal karşılanır. Birine “Nasılsın?” diye sorulduğunda, cevabın “İyiyim” olmasını bekleriz. Özellikle de profesyonel amaçlarla gerçek duygularımızı gün boyunca gizledikçe, bu artık bütün hayatımıza yayılan bir alışkanlık haline gelir ve gerçek hislerimizi yaşamaktan korkar oluruz.

Halbuki 7 temel evrensel duygu vardır: mutluluk, mutsuzluk, şaşkınlık, korku, kızgınlık, iğrenmek ve küçümsemek. Duygusal zekası yüksek olanlar nasıl hissettiklerini fark etmekte daha iyidirler ve bu sayede hayata kendilerini başarıyla adapte edebilirler.

O yüzden mutluluk haricinde tüm hislerinizi göz ardı etmekten vazgeçin ve kendinize tüm duygularınızı hissetmek için izin verin.

Gerçekten İstediğiniz Bir Şeyden Asla Vazgeçmemek
En başarılı insanlara sırları sorulduğunda, ortak nokta asla vazgeçmemiş olduklarıdır. Dolayısıyla eğer hak ettiğinizi, başarabileceğinizi düşündüğünüz bir hedefiniz varsa bu yoldan caymayın.

Hayalleriniz konusunda risk almanın faydası sizi gerçekten oraya götürebilecek olmasıdır. İşinizi kurmak, zam istemek, bir okula başvurmak veya başka bir şehre taşınmak istiyorsanız, bunu yapın ve motive kalın.

Hemen Sağlık

Benzer Haberler

loading...



Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder